RAB Avrama, "Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git" dedi,
TSK
TSK · Yaratılış 24:7
Treasury of Scripture Knowledge references in Turkish.
"Gördüğün bütün toprakları sonsuza dek sana ve soyuna vereceğim.
Bir yabancı olarak yaşadığın toprakları, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceğim. Onların Tanrısı olacağım." anlamına gelir.
"Efendim, 'Yolunda yürüdüğüm RAB meleğini seninle gönderecek, yolunu açacak' dedi, 'Akrabalarımdan, babamın ailesinden oğluma bir kız getireceksin.
O gece RAB kendisine görünerek, "Ben baban İbrahimin Tanrısıyım, korkma" dedi, "Seninle birlikteyim. Seni kutsayacak, kulum İbrahimin hatırı için soyunu çoğaltacağım."
"Yolda sizi koruması, hazırladığım yere götürmesi için önünüzden bir melek gönderiyorum.
Kulların İbrahimi, İshakı, İsraili anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, 'Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak' dedin."
'Madem bütün yürekleriyle ardımca yürümediler, Mısırdan çıkanlardan yirmi ve daha yukarı yaştakilerin hiçbiri İbrahime, İshaka, Yakupa ant içerek söz verdiğim ülkeyi görmeyecek.
Sonra Musaya şöyle dedi: "İbrahime, İshaka, Yakupa, 'Senin soyuna vereceğim' diye ant içtiğim ülke budur. Ülkeyi sana gösterdim ama oraya gitmeyeceksin."
RABbin meleği Gilgaldan Bokime gitti ve İsraillilere şöyle dedi: "Sizi Mısırdan çıkarıp atalarınıza söz verdiğim toprağa getirdim. 'Sizinle yaptığım antlaşmayı hiçbir zaman bozmayacağım' dedim.
Eğiteceğim seni, gideceğin yolu göstereceğim,Öğüt vereceğim sana,Gözüm sendedir.
Öğütlerinle yol gösterir,Beni sonunda yüceliğe eriştirirsin.
RABbe güven bütün yüreğinle,Kendi aklına bel bağlama.
"Bu krallar döneminde Göklerin Tanrısı hiç yıkılmayacak, başka halkın eline geçmeyecek bir krallık kuracak. Bu krallık önceki krallıkları ezip yok edecek, kendisiyse sonsuza dek sürecek.
Burada ona herhangi bir miras, bir karış toprak bile vermemişti. Ama İbrahimin o sırada hiç çocuğu olmadığı halde, Tanrı bu ülkeyi mülk olarak ona ve ondan sonra gelecek torunlarına vereceğini vaat etti.
İman sayesinde bir yabancı olarak vaat edilen ülkeye yerleşti. Aynı vaadin ortak mirasçıları olan İshak ve Yakupla birlikte çadırlarda yaşadı.