size verdiğim ülkeden sizi söküp atacağım, adıma kutsal kıldığım bu tapınağı terk edeceğim; burayı bütün ulusların aşağılayıp alay ettiği bir yer durumuna getireceğim.
TSK
TSK · Yahuda'nın 1:12
Treasury of Scripture Knowledge references in Turkish.
Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer,Meyvesini mevsiminde verir,Yaprağı hiç solmaz.Yaptığı her işi başarır.
Yediler, tıka basa doydular,İsteklerini yerine getirdi Tanrı.
İsrailin bekçileri kördür, hepsi bilgisizdir.Havlayamayan dilsiz köpekler gibidirler.Uzanıp düş görürler,Uykuyu pek severler!
"İnsanoğlu, İsrailin çobanlarına karşı peygamberlik et ve onlara, bu çobanlara şöyle de: 'Egemen RAB diyor ki: Vay kendi kendini güden İsrail çobanlarına! Çobanların sürüyü gütmesi gerekmez mi?
Egemen RAB şöyle diyor: Ben çobanlara karşıyım! Koyunlarımdan onları sorumlu tutacağım, koyunlarımı gütmelerine son vereceğim. Öyle ki, artık kendi kendilerini güdemeyecekler. Koyunlarımı onların ağzından kurtaracağım, artık onlara yem olmayacaklar.
Tanrı şöyle diyor:"Ey Efrayim, ne yapayım sana?Ey Yahuda, sana ne yapayım?Sevginiz sabah sisine benziyor,Erkenden uçup giden çiy gibi.
İsa şu karşılığı verdi: "Göksel Babamın dikmediği her fidan kökünden sökülecektir.
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.
Ama o köle içinden, 'Efendim gecikiyor' der, kadın ve erkek hizmetkârları dövmeye, yiyip içip sarhoş olmaya başlarsa, efendisi, onun beklemediği günde, ummadığı saatte gelecek, onu şiddetle cezalandırıp imansızlarla bir tutacaktır.
"Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu yaşamın kaygılarıyla ağırlaşmasın. O gün, üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin. Çünkü o gün bütün yeryüzünde yaşayan herkesin üzerine gelecektir.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.
Kendini zevke veren dul kadınsa daha yaşarken ölmüştür.
Yeryüzünde zevk ve bolluk içinde yaşadınız. Boğazlanacağınız gün için kendinizi besiye çektiniz.
Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor.