Soyunu toprağın tozu kadar çoğaltacağım. Öyle ki, biri çıkıp da toprağın tozunu sayabilirse, senin soyunu da sayabilecek.
TSK
TSK · Vahiy 7:9
Treasury of Scripture Knowledge references in Turkish.
İlk gün meyve ağaçlarının güzel meyvelerini, hurma dallarını, sık yapraklı ağaç dallarını, vadi kavaklarını toplayıp Tanrınız RABbin önünde yedi gün şenlik yapacaksınız.
Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp RABbe dönecek,Ulusların bütün soyları Onun önünde yere kapanacak.
Işıl ışıl parıldıyorsun,Avı bol dağlardan daha görkemli.
İsrail halkına sevgisini,Sadakatini anımsadı;Tanrımızın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.
Ey bütün uluslar, RABbe övgüler sunun!Ey bütün halklar, Onu yüceltin!
"Yakupun oymaklarını canlandırmak,Sağ kalan İsraillileri geri getirmek içinKulum olman yeterli değil.Seni uluslara ışık yapacağım.Öyle ki, kurtarışım yeryüzünün dört bucağına ulaşsın."
O zaman Yeruşalime, 'RABbin Tahtı' diyecekler. RABbin adını onurlandırmak için bütün uluslar Yeruşalimde toplanacak. Bundan böyle kötü yüreklerinin inadı uyarınca davranmayacaklar.
Bin arşın daha ölçtü, içinden geçemediğim bir ırmak oluştu. Sular yükselmişti, içinden yürüyerek karşıya geçilemezdi, yüzülecek kadar derin bir ırmak oluşmuştu.
Kral Darius dünyada yaşayan bütün halklara, uluslara ve her dilden insanlara şöyle yazdı: "Esenliğiniz bol olsun!
O gün birçok ulus RABbe bağlanacak, Onun halkı olacak. O zaman RAB aranızda yaşayacak, siz de beni Her Şeye Egemen RABbin gönderdiğini anlayacaksınız.
O sırada halktan binlerce kişi birbirlerini ezercesine toplanmıştı. İsa önce kendi öğrencilerine şunları söylemeye başladı: "Ferisilerin mayasından -yani, ikiyüzlülükten- kaçının.
Hurma dalları alarak Onu karşılamaya çıktılar. "Hozana! Rabbin adıyla gelene, İsrailin Kralına övgüler olsun!" diye bağırıyorlardı.
Böylece tek bir adamdan, üstelik ölüden farksız birinden gökteki yıldızlar, deniz kıyısındaki kum kadar sayısız torun meydana geldi.
Ama Sartta, aranızda giysilerini lekelememiş birkaç kişi var ki, beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler. Çünkü buna layıktırlar.
Tahtın çevresinde yirmi dört ayrı taht vardı. Bu tahtlara başlarında altın taçlar olan, beyaz giysilere bürünmüş yirmi dört ihtiyar oturmuştu.
Sonra tahtın, yaratıkların ve ihtiyarların çevresinde çok sayıda melek gördüm, seslerini işittim. Sayıları binlerce binler, on binlerce on binlerdi.
Bu sırada ihtiyarlardan biri bana sordu: "Beyaz kaftan giymiş olan bu kişiler kim, nereden geldiler?"