Sonra bir adak adayarak şöyle dedi: "Tanrı benimle olur, gittiğim yolda beni korur, bana yiyecek, giyecek sağlarsa,
TSK
TSK · Çölde Sayım 30:2
مراجع Treasury of Scripture Knowledge في Turkish.
" 'Biri hangi konuda olursa olsun, kötülük ya da iyilik yapmak için, düşünmeden ve ne yaptığını bilmeden ant içerse, bunu anladığı an suçlu sayılacaktır.
Bunun üzerine İsrailliler, "Eğer bu halkı tümüyle elimize teslim edersen, kentlerini büsbütün yok edeceğiz" diyerek RABbe adak adadılar.
" 'Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,
Böylece Yiftah Gilat ileri gelenleriyle birlikte gitti. Halk onu kendine önder ve komutan yaptı. Yiftah bütün söylediklerini Mispada, RABbin önünde yineledi.
Yiftah, kızını görünce giysilerini yırtarak, "Eyvahlar olsun, kızım!" dedi, "Beni perişan ettin, umarsız bıraktın! Çünkü RABbe verdiğim sözden dönemem."
Ona dua edersin, dinler seni,Adaklarını yerine getirirsin.
Övgü konum sen olacaksın büyük toplulukta,Senden korkanların önünde yerine getireceğim adaklarımı.
Yoldaşım dostlarına saldırarakYaptığı antlaşmayı bozdu.
Yakmalık sunularla evine gireceğim,Adaklarımı yerine getireceğim,
Bütün halkının önünde,RABbe adadıklarımı yerine getireceğim.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim,Andımı tutacağım.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!
"Yine atalarımıza, 'Yalan yere ant içmeyeceksin, ama Rabbin önünde içtiğin antları yerine getireceksin' dendiğini duydunuz.
"Vay halinize kör kılavuzlar! Diyorsunuz ki, 'Tapınak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama tapınaktaki altın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.'
Ertesi sabah Yahudiler aralarında gizli bir anlaşma yaptılar. "Pavlusu öldürmeden bir şey yiyip içersek, bize lanet olsun!" diye ant içtiler.
Ama sen onlara kanma! Aralarından kırktan fazla kişi ona pusu kurmuş bekliyor. 'Onu ortadan kaldırmadan bir şey yiyip içersek, bize lanet olsun!' diye ant içtiler. Şimdi hazırlar, senden olumlu bir yanıt gelmesini bekliyorlar."
Nitekim şöyle yazılmıştır: "Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır."