Musa değneğini göğe doğru uzatınca RAB gök gürlemeleri ve dolu gönderdi. Yıldırım düştü. RAB Mısıra dolu yağdırdı.
TSK
TSK · Vahiy 8:7
Treasury of Scripture Knowledge references in Turkish.
RAB İsraillilerden kaçan Amorluların üzerine Beythorondan Azekaya inen yol boyunca gökten iri iri dolu yağdırdı. Yağan dolunun altında can verenler, İsraillilerin kılıçla öldürdüklerinden daha çoktu.
Varlığının parıltısından,Bulutlardan dolu ve korlar savruluyordu.
Dolu yağdırdı yağmur yerine,Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.
İsrailin Işığı ateş,İsrailin Kutsalı alev olacak;Asurun dikenli çalılarınıBir gün içinde yakıp bitirecek.
Her Şeye Egemen RAB gök gürlemesiyle,Depremle, büyük gümbürtü, kasırga ve fırtınayla,Her şeyi yiyip bitiren ateş aleviyle seni cezalandıracak.
Dolu ormanları harap etse,Kent yerle bir olsa da,
Onu salgın hastalıkla, kanla cezalandıracağım; onun, ordusunun, ondan yana olan birçok ulusun üzerine sağanak yağmur, dolu, ateşli kükürt yağdıracağım.
Bütün ülkede" diyor RAB,"Halkın üçte ikisi vurulup ölecek,Üçte biri sağ kalacak.
Güneş yakıcı sıcağıyla doğar ve otu kurutur. Otun çiçeği düşer, görünüşünün güzelliği yok olur. Zengin de bunun gibi kendi uğraşları içinde kaybolup gidecektir.
Bakınca soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adı Ölümdü. Ölüler diyarı onun ardınca geliyordu. Bunlara kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla, yeryüzünün yabanıl hayvanlarıyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.
Çekirgelere yeryüzündeki otlara, herhangi bir bitki ya da ağaca değil de, yalnız alınlarında Tanrının mührü bulunmayan insanlara zarar vermeleri söylendi.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.
Birinci melek gidip tasını yeryüzüne boşalttı. Canavarın işaretini taşıyıp heykeline tapanların üzerinde acı veren iğrenç yaralar oluştu.